manisaburda @ outlook.com

Ülke olarak corona virüsü ile yatıp kalktığımız bu günlerde, okuyacağınız en son
haberlerin virüs hakkında olmamasını istemek en doğal hakkımız. Açtığımız her
televizyon kanalında virüs, radyolarda virüs, sokakta yani hayatın her alanında.
Ama değerli okuyucularım, virüsün gerçekten hiç şakası yok. Sinsi bir şekilde bulaşması
ve nerden ne zaman var olan bir salgınla karşı karşıyayız.
Artık bunalan 65 yaş üstü yaşlılarımız ve 20 yaş altı çocuklarımız için ufak bir esneme
yapıldı. Yapıldı yapılmasına ama açıklanan ve kısmen kaldırılan kuralların birçoğunun
kaldırılmamasından yanayım. Biz millet olarak bazı müsamahaların suyunu tez
çıkarıyoruz. Baştan beri maske takılsın mı, takılmasın mı? sorusunu bile günlerce TV
ekranlarında koca koca profesörlerin tartıştığına hepimiz şahidiz. Sonra ne oldu? virüs
günde yüzlerce can almaya başlayınca maske zorunlu hale getirildi. Ya bunu Çin yaşamış
geçirmiş maskenin ne zararı olabilir ki?
                                   

                            KAPİTALİST DÜZEN BOŞ DURMUYOR
Virüs sebebiyle esnek hale getirilen ve açılmasına müsaade edilen yerlerin başında para
çarkının çok hızlı döndüğü ve başlarında ağa babaların bulunduğu AVM'ler yani alışveriş
merkezleri gelmektedir. Kapitalist düzen demek ki AVM'lerin açılması konusunda çok
ısrar etti ki, buralar açıldı.
Sağlık Bakanı ilk günlerde şöyle demişti hatırlarsanız" Öyle hızla ilerleyen ve bir o kadar
da tehlikeli bir virüsle karşı karşıyayız. Bir pozitif virüslü kişi bunu yüzlerce insana
bulaştırabilir" diyerek durumun vahametini dile getirmişti. Peki şimdi ne olacak? hadi
AVM'ler açıldı diyelim, kim nasıl denetleyecek? Bu virüs geçlerde fazla belirti vermiyor.
Virüs taşıyan bir genci düşünün, AVM'ye girdi. Yürüyen merdivenlerde öksürdü eliyle
merdiveni tuttu, giysileri denedi, soluduğu hava klimalar sayesinde etrafa dağıldı vb. Ne
olur çok abartıyorsun demeyin.
Mesela başka bir sektör berberler, bu meslek grubunun açılması asıl dükkan sahiplerinin
çok büyük risk altına girmesine sebep oluyor. Berberin gelen kişiyi test etme şansı yok,
birebir temas kurmak zorunda. Kullandığı malzemelerle günde bayram olması nedeniyle
de onlarca kişiye hizmet vermek durumunda. Hadi bunlar açıldı. Peki denetimler nasıl ve
kimler tarafından yapılacak?


             ENDİŞELİYİM, ÇÜNKÜ İKİNCİ DALGADAN BAHSEDİLİYOR

Birçok ülke virüsten sıkılarak rehavete kapılmanın faturasını acı bir şekilde ödüyor.
Esneyen kurallar, sağlıklı duruş mesafesi ve kalabalık yerlerin hizmet vermeye
başlamasıyla birlikte virüsün arttığı birçok ülkede yaşandı. Korkum ve endişem ya bizde
de olursa.
Şimdiye kadar canlarını hiçe sayıp virüsle mücadele eden sağlık çalışanlarımıza virüs
tekrar yayılmaya başlarsa onlara ne cevap verebiliriz. Yüzlerine nasıl bakarız? Sırf bizim
canımız sıkıldı diye esnetilen kuralları nasıl izah ederiz. Her gün TV karşısına geçip, şu
kadar ölü var bu kadar virüslü insan var deyip, psikolojisinin nasıl olduğunu az çok
bildiğimiz bakanın çalışmalarını nasıl göz ardı edebiliriz.
"EVDE KAL TÜRKİYE" biz senin için sokaklardayız. Diyen hiç kimseye açılan AVM'leri ya

da esneyen kuralları izah edemeyiz. Maden bu işin az çok sonuna geliyoruz ve madem
hasta sayısında ve ölüm sayılarında ciddi düşüşler var, gelin bunu berbat etmeyelim.
Kısa bir süreliğine hiç kimse sıkıntıdan ölmez, berbere gitmese de olur. Ama virüs
affetmez değerli okurlar.
Daha sağlıklı, daha güzel, daha neşeli günlerin gelmesi yakındır. Yeter ki, biz kurallara
riayet edelim. Umarım bu esnetilen kurallar başımıza iş açmaz.
Hepinize sağlık dolu güzel günler temenni ediyorum. Kalın sağlıcakla